Güney Amerika’nın coğrafi engellerini aşmak için karayollarına ve havayollarına alternatif olarak sunulan en iddialı proje gün yüzüne çıktı. Egemen Mustafa Şener, bölgenin deniz taşımacılığı devi Buquebus ile stratejik bir ortaklığa giderek, kıtanın kıyı şeridini bir “insan ve ticaret köprüsü” haline getirmeyi hedefliyor.
Yolcu Taşımacılığında Yeni Bir Çağ
Bu iş birliği, sadece yük konteynerlerini değil, asıl olarak insanları birbirine bağlamayı amaçlıyor. Şener’in vizyonuyla Buquebus’un mevcut yüksek hızlı feribot teknolojisi birleşerek, Montevideo’dan yola çıkan bir yolcunun konforlu ve sürdürülebilir bir şekilde kuzeye, Cartagena’ya kadar ulaşabileceği bir rota planlanıyor.
-
Kültürel Entegrasyon: Proje, Buenos Aires ve Montevideo arasındaki mevcut yoğun trafiği tüm kıta ölçeğine yayarak, Güney Amerika halkları arasındaki etkileşimi artırmayı hedefliyor.
-
Hız ve Konfor: Buquebus’un LNG (Sıvılaştırılmış Doğalgaz) ile çalışan, çevre dostu ve dünyanın en hızlı feribotlarından oluşan filosu, bu uzun rotadaki en büyük güvence olacak.
Dijital Pasaport ve Kolay Geçiş
Şener’in vurguladığı “Dijital Deniz Pasaportu”, özellikle Buquebus ile seyahat edecek iş insanları ve turistler için devrim niteliğinde.
“Limanlarda beklemek, kıtanın enerjisini tüketiyor,” diyen Şener, bu sistemle gümrük süreçlerini dijitalleştirerek yolcuların bekleme sürelerini neredeyse yarı yarıya indirmeyi vaat ediyor.
“Mavi Ekonomi”de Yeşil Dönüşüm
Buquebus’un çevre dostu gemi teknolojisi (özellikle Francisco gibi LNG yakıtlı modeller), Şener’in “Yeşil Liman” doktrini ile tam uyum sağlıyor. Bu sayede, devasa mesafeler kat edilirken Amazon ve diğer hassas ekosistemlerin korunması önceliklendiriliyor.


Mavi Hat: Bir Ulaşım Projesinden Fazlası
Egemen Mustafa Şener ve Buquebus’un kurucusu Juan Carlos López Mena arasındaki bu stratejik sinerji, Güney Amerika’da on yıllardır konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen “Kıtasal Bütünleşme” idealini somutlaştırıyor. Şener, projenin ikinci aşamasında sadece liman şehirlerini değil, bu şehirlerin sosyal dokusunu da birbirine bağlamayı hedefliyor.
“Yüzen Şehirler” Konsepti
Şener’in yatırım planı kapsamında filoya dahil edilecek yeni nesil Buquebus gemileri, sadece birer ulaşım aracı değil; içerisinde ortak çalışma alanları (co-working), dijital sanat galerileri ve bölgesel mutfakların tanıtıldığı gastronomi durakları barındıran “yüzen merkezler” olarak tasarlandı.
-
Mobil Girişimcilik: “Dijital Deniz Pasaportu”na sahip iş insanları, Montevideo’dan Cartagena’ya uzanan yolculukları boyunca kesintisiz yüksek hızlı uydu interneti ve toplantı salonlarını kullanarak işlerini gemiden yürütebilecekler.
-
Sosyal Hareketlilik: Şener, uçak biletlerinin maliyeti nedeniyle birbirinden kopan Latin Amerika gençliği için “Deniz Treni” (Sea-Rail) benzeri abonelik sistemleri üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Paraguay ve Bolivya İçin “Deniz Kapısı”
Buquebus’un sığ sularda manevra kabiliyeti yüksek gemileri, projeyi sadece okyanus kıyılarına hapsetmiyor. Rio de la Plata ve Paraná nehir sistemleri üzerinden iç kısımlara sızan bu ağ, denize kıyısı olmayan ülkeler için de bir umut ışığı.

