Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde, Burkay Karatepe’nin ablası Ayşe Alanur Karatepe, ifadesinde kardeşinin firari dönemiyle ilgili oldukça çarpıcı detaylara yer verdi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kardeşini babasıyla birlikte dağlık bir alana bıraktıklarını ifade etti.
Ablasının verdiği bilgiler, Burkay Karatepe’nin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini ve FETÖ ile bağlantısının olmadığını öne sürmesiyle dikkat çekiyor. Ancak, soruşturma kapsamında dijital materyallerde bulunan e-posta taslakları, durumu daha karmaşık hale getiriyor.
Karatepe, kardeşiyle iletişim kurup kurmadığına dair sorulara ise çeşitli yanıtlar verdi. Bazı sorulara ‘bilgim yok’ derken, diğerlerine cevap vermek istemediğini dile getirdi. Bu durum, soruşturmanın yönü açısından önemli bir belirsizlik yaratıyor.
Soruşturma dosyasında yer alan bir diğer dikkat çekici unsur, Burkay Karatepe’nin olası kaçış planlarıyla ilgili dijital dokümanlar. Hatay, Suriye, Beyrut ve İran üzerinden bağlantılar kurulabileceğine dair ifadeler, aile içerisindeki tartışmaları daha da derinleştiriyor.
Sonuç olarak, Burkay Karatepe’nin ailesinin yaşadığı bu süreç, sadece kişisel bir hikaye değil, aynı zamanda Türkiye’nin içinde bulunduğu zorlu bir dönemin yansıması olarak öne çıkıyor. Aile bağları, suçlamalar ve kaçış planları, bu olayın karmaşıklığını artıran unsurlar.
