Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye ve Pakistan arasındaki dostluğun köklerinin çok eskiye dayandığını vurguladı. Özellikle Türk İstiklal Harbi sırasında Pakistan’ın gösterdiği destek, iki ülke arasındaki bağların derinliğini oluşturuyor.
Yılmaz, Pakistan’ın 1947 yılında bağımsızlık kazanmasının ardından Türkiye’nin bu yeni devleti tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlatarak, ilişkilerin güven ve saygı temeli üzerinde geliştiğini belirtti. Türkiye ile Pakistan, yıllar içinde bölgesel ve küresel olaylarda birbirlerinin yanında yer aldı.
Doğal afetler, terörle mücadele ve insani krizlerdeki dayanışmanın, iki ülkenin ilişkilerinin derinliğini gösterdiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye-Pakistan ilişkilerinin artık kapsamlı bir stratejik ortaklık anlayışıyla ilerlediğini kaydetti. Bu işbirliği, savunma sanayii, ticaret ve enerji gibi birçok alanda kendini göstermekte.
Yılmaz, mevcut ekonomik potansiyelin daha etkin bir şekilde kullanılmasının önemine vurgu yaparak, siyasi ilişkilerin yüksek seviyede olmasının ekonomik ilişkileri de olumlu yönde etkilemesi gerektiğini dile getirdi. İki ülkenin iş birliğini daha da derinleştirmek için çaba göstereceklerini belirtti.
Son olarak Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği mekanizmasının, ilişkilerin daha da güçlenmesine katkı sağladığını ifade eden Yılmaz, imzalanan anlaşmaların ve ortaya konulan siyasi iradenin bu dinamiği artıracağını söyledi. Türkiye-Pakistan ilişkileri, tarihsel bağların ötesinde, geleceğe yönelik büyük bir potansiyele sahip.
