İstanbul’da devam eden ve kamuoyunda merakla takip edilen bir davanın 66. duruşması sona erdi. Davanın merkezi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde gerçekleştirilen ihalelerdeki usulsüzlük iddiaları etrafında şekilleniyor. Sanıklardan Erçevik, etkin pişmanlık başvurusunun kendi iradesiyle yapıldığını belirtti ve baskı altında ifade vermediğini vurguladı.
Duruşmada, iddianamede yer alan suçlamaların asılsız olduğunu savunan Erçevik, kendisiyle ilgili somut kanıtlar bulunmadığını ifade etti. Geçmişine dair yaptığı değerlendirmelerde, herhangi bir suç örgütüyle bağlantısının olmadığını dile getirdi. ‘Buradaki pişmanlık, suç işlediğimin pişmanlığı değil, burada ne işim var?’ diyerek kaygılarını açıkladı.
Erçevik, sanık Adem Soytekin ile ilgili yapılan suçlamalarda da dikkat çekici noktalara değindi. Soytekin’in ihalelerle ilgili geçmişine bakıldığında, yüksek kar elde etmesi gereken bir işadamı olarak adlandırılmasının mantıksız olduğunu belirtti. İddianamede yer alan işlerin gerçekte mevcut olmadığını savunarak, bu durumun kendisinin suçlu olmadığını gösterdiğini ifade etti.
Duruşmada, sanık Furkan Hamzaoğlu da savunma yaptı. Rüşvet verme suçlamasıyla yargılandığını belirten Hamzaoğlu, suçlamaların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Duruşma sırasında, sanıkların ifadeleri arasında çelişkiler gözlemlendi, bu da davanın karmaşık yapısını daha da belirgin hale getirdi.
Erçevik, savunmasında ayrıca, kendisine yöneltilen rüşvet suçlamalarının da asılsız olduğunu ifade etti. ‘Benim profesyonel bir danışmanlık yaptığım birisi var ve bu bağlamda hareket ettim. Kesinlikle bir örgüt bağı içinde bulunmadım’ diyerek beraat talebinde bulundu. Duruşma, sanıkların ifadeleri ve savunmalarıyla devam edecek.
