Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Rezidanslar Artık Güvenli Alan Değil: Cinayet ve Suç Olayları Artıyor

Son yıllarda rezidanslarda meydana gelen cinayet ve suç olayları, güvenlikli yaşam vaadiyle pazarlanan bu alanların güvenliğini sorgulatıyor.

Son yıllarda rezidanslarda meydana gelen cinayet ve suç olayları, güvenlikli

Son zamanlarda rezidanslarda yaşanan cinayetler ve suç bağlantılı olaylar, bu yapıların güvenliğini ciddi şekilde sorgulatmaya başladı. FETÖ firarilerinin yakalandığı, uyuşturucu seralarının bulunduğu ve fuhuş ağlarının ortaya çıktığı bu yerler, sosyal yaşam alanlarından çok suç merkezlerine dönüşmüş durumda.

Güvenli yaşam vaadiyle tanıtılan rezidanslar, birçok kişinin aklında soru işaretleri oluşturuyor. 1965’te kabul edilen Kat Mülkiyeti Kanunu’nda site yöneticiliği için sabıka kaydı şartı yok. Bu durum, suç geçmişi olan kişilerin yönetime girmesine ve bu yapıların güvenliğini tehdit etmesine olanak tanıyor.

Uzmanlar, rezidanslarda yönetim boşluğunun suç bağlantılı kişilerin yönetime sızmasına neden olduğunu savunuyor. Bu durum, aynı zamanda büyük miktardaki aidat bütçelerinin ve hizmet ihalelerinin de suç ağına yönlendirilmesine kapı aralayabilir.

Kamuoyunda en çok dikkat çeken cinayetlerden biri, 2018’de Ankara’da yaşanan Şule Çet cinayeti oldu. Yelken Plaza’nın 20’nci katından atılan Çet’in davasında sanıklar hapis cezasına çarptırıldı. Bu tür olaylar, güvenli yaşam vaadi taşıyan rezidansların aslında ne kadar güvensiz olduğunu gösteriyor.

Son dönemde Eyüpsultan ve Kartal’daki rezidanslarda meydana gelen cinayetler, bu yapıların güvenlik açıklarını bir kez daha gündeme getirdi. Artık herkes, bu lüks yaşam alanlarının ne kadar güvenilir olduğunu sorgulamak zorunda kalıyor.