Son dönemde Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna kaynaklı jeopolitik riskler, enerji maliyetlerini artırarak ABD’deki yıllık enflasyonu son dört ayın en yüksek seviyesine çıkardı. Bu durumda enerji fiyatlarının Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) artışındaki etkisi belirgin bir şekilde hissedildi.
Beklenenin üzerinde gelen enflasyon verileri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecekte faiz artırımlarına gidebileceği beklentilerini güçlendirdi. Para piyasalarında ise Fed’in 2024 yılının sonuna kadar toplamda üç kez faiz artışı yapabileceği ihtimali fiyatlandırılmaya başlandı.
Tahvil faizleri ve dolar endeksi, hafta boyunca düşüş gösterdi. Ancak, teknoloji ve yarı iletken sektörlerinde yoğunlaşan satış baskısı, yatırımcıları devlet tahvillerine yönlendirdi. Bu durum, yüksek faizlerin yapay zeka yatırımları üzerindeki olumsuz etkileri karşısında da bir tedbir olarak değerlendiriliyor.
Çinli çip üreticisi CXMT’nin çip geliştirme alanında elde ettiği ilerlemeler, küresel teknoloji hisseleri üzerindeki satış baskısını artırdı. Şirketin düşük maliyetle üretim yapma potansiyeli, sektördeki rekabeti kızıştırarak büyük teknoloji firmalarının karlılıklarına zarar verebileceği endişelerini beraberinde getiriyor.
Gelecek hafta, Ekim ayı öncü sektörel Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri ve ABD’li önemli şirketlerin finansal sonuçları takip edilecek. Fed Başkanı Kevin Warsh, Bangkok’taki yıllık toplantılarda Fed’in fiyat istikrarına olan bağlılığını vurgularken, alınacak kararlar konusunda net bir yönlendirme yapmadı.
