Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylayarak iki ülke arasındaki ilişkileri yeni bir boyuta taşıdı. Bu mutabakat, enerji iş birliğini derinleştirerek bölgedeki siyasi istikrarı artırmayı hedefliyor.
Ankara’nın önceliği, elde edilen diplomatik kazanımları petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine entegre etmek. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC) arasında yapılan anlaşma kapsamında, Libya’nın açıklarında dört deniz sahasında jeolojik ve jeofizik çalışmalar gerçekleştirilecek.
Haziran 2025’te başlayacak olan bu çalışmalar, toplamda 10 bin kilometrekarelik bir alanı kapsayan iki boyutlu sismik araştırmalar ile hidrokarbon potansiyelinin incelenmesini sağlayacak. Türkiye, bu araştırmaların sonuçlarını dikkatle takip edecek ve elde edilen verileri enerji stratejisini güçlendirmek için kullanacak.
TPAO, Şubat 2026’da sonuçlanacak olan bir ihalede hem kara hem de deniz sahalarında arama hakkı kazandı. Şirket, C3 kara sahasında İspanyol Repsol ve O7 deniz sahasında ise Repsol ile Macar MOL ile birlikte çalışacak. TPAO’nun bu projelerdeki payı ise yüzde 40 olarak belirlenmiş durumda.
Son olarak, Türkiye, 20 Ekim’de yayınladığı NAVTEX ile East to Med Data Corridor (EMC) deniz altı veri kablosu üzerine araştırmalara başladığını duyurdu. KOBI RUEGG gemisi ile yürütülecek olan bu çalışmalar, Ankara’nın kıta sahanlığı haklarını koruma çabası içinde yer alıyor.
