Son günlerde piyasalarda dikkatler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) almış olduğu faiz kararına çevrildi. Fed, politika faizini yüzde 3,75-4 aralığında sabit tutarak, enflasyonun yüksek seyrini koruduğunu vurguladı. Bu durum, yatırımcıların gelecekteki para politikası değişiklikleri konusundaki belirsizliklerini artırdı.
ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte kaydettiği yıllık yüzde 3,4 büyüme, piyasalarda güçlü bir ekonomik aktivite sinyali olarak algılandı. Ancak Eylül ayında kişisel tüketim harcamalarındaki artış ve enflasyon oranlarının hedefin üzerinde kalması, Fed’in aralık ayındaki olası faiz artırımlarına yönelik beklentileri de güçlendirdi.
Yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi, değerli metallerin fiyatlamasında önemli bir faktör haline geldi. Uzun süre yüksek kalacağı öngörülen faiz oranları, faiz getirisi olmayan altın ve diğer değerli metaller üzerindeki baskıyı artırdı. Fed Başkanı Kevin Warsh, fiyat istikrarının sağlanması konusundaki sorumluluklarını hatırlatarak, piyasalardaki sıkı koşullara dikkat çekti.
Haftanın son işlem günü, teknoloji hisselerindeki düşüş de değerli metaller üzerindeki satış baskısını artırdı. Analistlere göre, yatırımcılar diğer piyasalardaki kayıplarını telafi etmek amacıyla altın satışı gerçekleştirmiş olabilir. Bu durum, piyasalarda belirsizliğin artmasına neden oldu.
Altının ons fiyatı, haftanın ortasında 3 bin 870,3 dolara kadar gerileyerek bir yılın en düşük seviyesini gördü. Haftayı 3 bin 876 dolardan tamamlayan altın, gümüşte ise yaklaşık 11 ay sonra 50 doların altına inerek en sert haftalık kaybı yaşandı. Değerli metallerdeki bu dalgalanmalar, yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor.
