ABD’nin İran’a yönelik nükleer tehditleri, bölgedeki gerginlikleri artırsa da, Türkiye’ye etkisi sınırlı kalacak gibi görünüyor. Nükleer Politika Uzmanı Ali Alkış, olası bir taktik nükleer saldırının Türkiye’ye zararı konusunda iyimser bir tablo çiziyor.
Alkış, ABD’nin İran’a yönelik saldırı planlarının, aslında Tahran’ı müzakere masasında taviz vermeye zorlamak amacı güttüğünü belirtiyor. Bu çerçevede, nükleer silahların kullanımının askeri stratejiler açısından dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine de dikkat çekiyor.
Hiroşima’daki gibi büyük yıkımlara yol açmayacağı öngörülen taktik nükleer silahların, Türkiye sınırına yakın bir bölgede kullanılması durumunda risklerin artabileceği ifade ediliyor. Ancak saldırının nasıl bir stratejik hedefle yapılacağı da önem taşıyor.
Nükleer Bilimci Prof. Dr. Erol Kam ise, olası saldırıların hedef alınacak tesisler ve saldırı sonrası hava akımlarına bağlı olduğunu vurguladı. Özellikle Fordo ve İsfahan’daki uranyum zenginleştirme tesislerine yönelik bir saldırı, çevresinde kimyasal etkiler yaratabilir.
Sonuç olarak, ABD’nin nükleer silah kullanma ihtimali oldukça düşük görülse de, bu durumun bölgedeki diplomatik ilişkileri ve müzakereleri etkileyebileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tehditlerin daha çok bir caydırıcılık değil, pazarlık stratejisi olduğunu savunuyor.
