Türkiye ve Suriye’nin ortaklaşa düzenlediği Arapça dil eğitimi kampı, katılımcı öğrencilerin sertifika almasıyla sona erdi. Kapanış programında yapılan konuşmalarda, eğitim sürecinin sadece dil becerilerini geliştirmekle kalmayıp, kültürel etkinlikleri de kapsadığı vurgulandı.
Programın yürütücüsü Budak, Milli Eğitim Bakanlığı ile Suriye Vakıflar Bakanlığı arasındaki iş birliğinin önemini belirtti. Arapçanın günlük yaşamda aktif bir şekilde kullanılarak öğrenilmesi hedeflendi. Bu yaklaşım, öğrencilerin dili yaşayarak kavramalarına büyük katkı sağladı.
Budak, Suriye’nin Arapça eğitimi açısından köklü bir geçmişe sahip olduğunu ifade ederek, bu eğitim programının yalnızca dil öğretiminin ötesinde bir kültürel zenginlik sunduğunu kaydetti. Savaş sonrası süreçte, Arapça eğitiminin yeniden canlandığına dikkat çekti.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi öğrencisi Mustafa Tokat, programa katılmadan önceki beklentilerinin çok üzerinde bir deneyim yaşadığını aktardı. Teorik ve pratik eğitimlerin bir arada sunulmasının, dil öğrenimini daha etkili hale getirdiğini belirtti.
Kocaeli Üniversitesi öğrencisi Muhammed Hasan Bilgili de programın kendisine önemli katkılar sağladığını ifade etti. Eğitim sürecinin sonunda, tarihi mekânların ziyaret edilmesi gibi kültürel etkinlikler de öğrencilere farklı bir perspektif kazandırdı.
