Dijital teknolojilerin gelişimi, kadınların hayatını birçok açıdan dönüştürürken, bu süreç bazı tehditleri de beraberinde getiriyor. Kadınların istihdama, eğitime ve karar alma süreçlerine erişiminde sağladığı avantajlar dikkat çekici olsa da, dijital şiddet olgusu bu avantajları gölgede bırakabilir.
Bakan Göktaş, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik dijital şiddetin artış gösterdiğini belirterek, bu konuda uluslararası standartların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Çevrim içi tehditler ve taciz olayları, acil müdahale gerektiren küresel sorunlar olarak tanımlandı.
Kadınların ve kız çocuklarının güvenliğini gözetmeyen dijital platformların, ayrımcılığa ve istismara zemin hazırladığını ifade eden Göktaş, yapay zeka ile üretilen sahte görüntülerin tehdit aracı olarak kullanıldığını dile getirdi. Bu durum, mağdurların sürekli tehlike altında kalmasına neden oluyor.
Bakan Göktaş, teknoloji şirketlerinin sorumluluklarının açıkça belirlenmesi ve yükümlülüklere uyulmaması durumunda yaptırımlar uygulanmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca, etkili şikayet ve müdahale mekanizmalarının kurulması gerektiğini aktardı.
Türkiye, kadınlara yönelik şiddetin her türüyle sıfır tolerans anlayışıyla mücadele ettiğini ifade eden Göktaş, güvenlik ve insan haklarının dijital hizmetlere yön vermesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, hukuka aykırı içeriklerin hızlı bir şekilde kaldırılması gerektiğini vurguladı.
