Gazze Şeridi, uzun süredir devam eden çatışmaların etkisiyle derin bir insani krizle karşı karşıya, bu durum hastaları ve yaşlı bireyleri daha da zor durumda bırakıyor. 77 yaşındaki Fethi el-Hacci, böbrek hastalığı nedeniyle hayatını sürdürebilmek için her hafta düzenli olarak diyaliz tedavisi almak zorunda, ancak bu yolculuk onun için her seferinde bir mücadele haline geliyor.
Oksijen tüpü ile donatılmış at arabası, Hacci’nin tedaviye ulaşma çabasında bir nevi sembol haline gelmiş durumda; bu görüntü, Gazze’deki sağlık hizmetlerinin ne denli yetersiz olduğunu gözler önüne seriyor. Hacci, bu zor şartlar altında bile umudunu yitirmediğini söylese de, yaşadığı sıkıntılar onu derin bir çaresizlik içine sürüklüyor.
Yaşlılık ve hastalık, insana yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik yükler de getiriyor; Hacci, bazen ölümün kendisiyle bir nevi barış yapma arzusunu hissettiğini ifade ediyor. Bu tür duygular, Gazze’deki pek çok insanın yaşadığı derin acıyı ve kaygıyı yansıtıyor, zira burada hayatta kalmak, artık bir lütuf olmaktan çıkmış durumda.
Fethi el-Hacci’nin hikayesi, yalnızca kendisinin değil, Gazze’deki diğer hastaların da yaşadığı zorlukları gözler önüne seriyor; bu durum, uluslararası toplumun dikkatini çekmek ve yardım çağrısında bulunmak için bir fırsat sunuyor. Hacci gibi insanların yaşadığı bu acı dolu süreçlerin sona ermesi için acil çözümler gerekmekte ve insanlık adına atılacak adımlar her zamankinden daha önemli hale gelmiştir.
