Son dönemde küresel ticaret dinamikleri, artan jeopolitik gerilimler ve yeni korumacı politikalarla büyük bir değişim sürecine girmiş durumda. Allianz Trade’in yayımladığı rapor, bu durumun özellikle ABD’nin uyguladığı gümrük tarifeleri ve Çin’deki ekonomik dalgalanmalarla nasıl etkilendiğini gözler önüne seriyor.
Raporda, ABD’nin gümrük tarifeleri nedeniyle Çinli şirketlerin yeni stratejiler geliştirdiği ve ihracatlarını Avrupa ile Küresel Güney ülkelerine yönlendirdiği vurgulanıyor. Bu durum, küresel tedarik zincirleri üzerinde önemli baskılar oluştururken, ‘Çin şoku 2.0’ olarak adlandırılan bu sürecin Avrupa ekonomilerine de olumsuz etkiler yarattığı ifade ediliyor.
Özellikle Avrupa’nın artan Çin ithalatı, yerel sanayi üzerinde ciddi rekabet baskıları yaratmakta. ABD’nin uyguladığı gümrük tarifeleri ile birlikte Avrupa’nın ihracat fırsatlarının azaldığı ve bu durumun 2025 yılında 74 milyar dolara, 2026 yılında ise 42 milyar dolara kadar çıkması beklenen kayıplarla sonuçlanabileceği öngörülüyor.
Ara seçimlerin ardından ticaret savaşlarının daha da tırmanabileceği konusunda uyarılarda bulunuluyor. Olumsuz senaryolar dahilinde, gümrük tarifesi oranlarının yüzde 21,3’e kadar yükselebileceği tahmin edilmekte; bu da küresel tedarik zincirleri için yeni riskler anlamına geliyor.
Raporda ayrıca yapay zeka teknolojilerine yönelik artan talebin global ticaret büyümesine önemli katkılar sağladığı, ancak Hürmüz Boğazı’nın kapanması gibi olası aksaklıkların bu büyümeyi olumsuz etkileyeceği belirtiliyor. Ticaret savaşları ve jeopolitik belirsizlikler, önümüzdeki yıllarda ticareti biçimlendiren en önemli faktörler arasında yer alacak gibi görünüyor.
