Diyarbakır’da meydana gelen Narin Güran olayı, ülke genelinde büyük bir yankı uyandırdı. 8 yaşındaki Narin’in ölümüne ilişkin belgeselin yayınlanmasının ardından, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.
Başsavcılık, belgeseldeki içeriklerin, yargı sürecini ve adli makamları itibarsızlaştırmaya yönelik olduğunu belirtti. Bu bağlamda, 31 kişinin finansal hareketlerinin tespit edilmesi için Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) başvurdu.
Olayın geçmişine bakıldığında, Narin Güran’ın 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolduğu, ardından 8 Eylül 2024’te cansız bedenine ulaşıldığı görülüyor. Bu trajik olay, birçok soruşturma ve yargı sürecini beraberinde getirdi.
Narin Güran’ın ölümüyle ilgili davada, anne, ağabey ve amca ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar ise delil karartma suçundan hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Yargıtay’ın bozma kararı sonrası Bahtiyar’a nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan 17 yıl verildi.
Soruşturmalar devam ederken, belgeselin içeriği ve yayınlanma amacı da eleştirilere maruz kalıyor. Kamuoyunun dikkatini çeken bu gelişmeler, adaletin sağlanması açısından büyük önem taşıyor.
