İsrail’deki 27 Ekim seçimleri sonrası hükümet kurma zorluğu yaşayan Başbakan Benjamin Netanyahu, iktidarını koruma arayışı içinde farklı yöntemlere başvuruyor. Bu süreçte, İran’a yönelik potansiyel bir nükleer saldırı planının gündeme gelmesi, uluslararası alanda endişeleri artırıyor.
Amerikan gazeteci Tucker Carlson, Netanyahu’nun her gün eski Başkan Donald Trump ile iletişimde bulunduğunu ve Trump’ı İran’a nükleer bir saldırı düzenlemesi için baskı yaptığını iddia etti. Carlson’un bu açıklamaları, Netanyahu’nun siyasi geleceği ile savaş stratejileri arasındaki karmaşık ilişkiyi gözler önüne seriyor.
Carlson, hedefin İran’ın Kazma Dağı olduğu ve burada gerçekleştirilecek bir nükleer saldırının Basra Körfezi’nde ciddi çevresel sorunlara yol açabileceğini belirtti. Yapılan açıklamalara göre, bu saldırı 100 milyon insanın su kaynaklarını kirletebilir ve büyük bir insani krize neden olabilir.
Uzmanlar, Kazma Dağı’ndaki nükleer tesislerin derinlikte olduğuna ve mevcut konvansiyonel silahların bu tünelleri etkili bir şekilde yok edemeyeceğine dikkat çekiyor. Carlson, nükleer silah kullanımının artık masada tek seçenek haline geldiğini savunmakta.
Netanyahu’nun siyasi geleceğinin risk altında olduğu ve bu nedenle Trump’ın desteğini almadan hükümet kurmasının imkânsızlaştığını vurgulayan Carlson, olası bir nükleer eylemin sonuçlarının sadece İran ile sınırlı kalmayacağına dair uyarılarda bulundu. Bu durum, bölgedeki istikrarı tehdit eden bir senaryoyu güçlendiriyor.
