Türkiye, yenilenebilir enerji kaynakları arasında önemli bir yere sahip olan denizüstü rüzgar enerjisi potansiyelini değerlendirmeye yönelik önemli adımlar atıyor. Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit gibi bölgelerde belirlenen dört ayrı offshore alan, bu potansiyeli ortaya çıkarmak için hazırlanıyor.
Denizüstü rüzgar enerjisine dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) projelerinin geliştirilmesi için yapılan çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, bu alandaki şartname taslağını sektör temsilcileri ve yatırımcıların görüşüne sundu. 17 Ağustos’a kadar alınacak geri bildirimlerle birlikte nihai taslak oluşturulacak.
Bakan Bayraktar, denizüstü rüzgar enerjisi ihalesinin 2027’nin ilk çeyreğinde gerçekleştirileceğini belirtti. Bu ihale, Türkiye’nin enerji sektörü açısından bir dönüm noktası olma özelliği taşıyor ve 2035 yılı için belirlenen 5 bin megavatlık kapasite hedefinin de temelini oluşturacak.
Bakan, denizüstü rüzgar enerjisini sadece yeni bir enerji kaynağı olarak değil, aynı zamanda yerli sanayiyi destekleyen ve nitelikli istihdamı artıran bir alan olarak gördüklerini vurguladı. Bu projelerin, ülkenin enerji arz güvenliğine katkı sağlaması bekleniyor.
Kasım ayında yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde Türkiye’nin ilk denizüstü rüzgar YEKA’sını kamuoyuna tanıtacaklarını ifade eden Bayraktar, bu adımın uluslararası arenada önemli bir mesaj niteliği taşıdığını da sözlerine ekledi.
