Milli İstihbarat Akademisi (MİA), son yayımladığı raporda Türkiye’nin teknolojik alandaki rekabet gücünü artırmak için izlemesi gereken yolları detaylandırdı. Raporda, yapay zekâdan yarı iletkenlere, kritik minerallerden enerji altyapılarına kadar uzanan geniş bir yelpazede teknolojinin rolü ele alındı.
Teknolojinin günümüzde sadece ekonomik bir unsur olmaktan öteye geçtiği belirtilirken, güvenlik, dış politika ve stratejik özerklik için de kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Bu bağlamda, ‘kontrollü teknobloklaşma’ tanımı kullanılarak, ülkelerin artık teknoloji ekseninde yeni ittifaklar arayışına girdiği ifade edildi.
Rapor, Türkiye’nin stratejik konumunu güçlendirmek için ‘seçici entegrasyon ve ulusal kapasite inşası’ modelini öneriyor. Bu model, Avrupa Birliği ile sanayi entegrasyonunun yanı sıra ABD ve NATO ile güvenlik ve teknoloji iş birliğinin geliştirilmesini öngörüyor.
Türkiye’nin jeopolitik avantajlarının teknoloji ve üretim kapasitesine dönüştürülmesi gerektiği belirtiliyor. Yapay zekâ, yarı iletkenler, kritik mineraller ve enerji teknolojilerinin belirli alanlarında fırsatlar yaratılması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Son olarak, raporda Türkiye’nin izleyebileceği üç stratejik yaklaşım değerlendiriliyor. Bu yaklaşımlar arasında tek eksenli hizalanma, çok yönlü dengeleme ve seçici entegrasyon yer alıyor. Seçici entegrasyon ve kapasite inşasının, Türkiye için daha dengeli bir seçenek olduğu vurgulanıyor.
