Türkiye, 12 Eylül 1980 tarihinde tarihin en karanlık dönemlerinden birine adım attı. Darbe, ülkenin demokrasi tarihine sırtında ağır bir yükle damga vurdu ve arkasında birçok acı bıraktı.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren liderliğindeki darbeciler, anayasal düzeni ortadan kaldırarak TBMM’yi feshetti ve siyasi partilerin faaliyetlerini durdurdu. Bu süreçte, halkın iradesine karşı ağır insan hakları ihlalleri yaşandı.
Darbenin hemen ardından Türkiye genelinde 650 bin kişi gözaltına alınırken, 210 binin üzerinde dava açıldı. Bu dönemde idam cezası verilen birçok kişi arasında 17 yaşındaki Erdal Eren de bulunmaktaydı. Eren’in idamı, dönemin en tartışmalı olaylarından biri olarak hafızalarda yer etti.
Darbe sonrasındaki idamlar ve siyasi yasaklar, Türkiye’de demokrasinin ne denli zor bir süreçten geçtiğini gözler önüne seriyor. Türkiye, 12 Eylül’den bu yana mücadele ettiği travmalarla, demokrasiye olan inancını her geçen gün tazelemeye çalışıyor.
2010 yılında yapılan referandum ile darbecilerin anayasal dokunulmazlıkları kaldırıldı ve Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya müebbet hapse mahkum edildi. Ancak, 12 Eylül’ün bıraktığı yaralar hala tazedir ve ülkenin tarihi boyunca unutulmayacak bir kara lekedir.
