Ağustos 2013’te, Suriye’nin Doğu Guta bölgesinde yaşanan kimyasal saldırı, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Beşşar Esed rejimi tarafından düzenlenen bu acımasız saldırıda, 1400’den fazla sivil hayatını kaybetti. Aralarında kadınlar ve çocukların da olduğu bu kayıplar, bölgedeki insanlık dramının bir parçası olarak hafızalarda yer etti.
Saldırının tanıklarından biri olan Dr. Ahmed Bekai, o dönemde yaşananları anlatarak, saldırı öncesinde kimyasal silah kullanılacağına dair kaygılarının olduğunu belirtti. Ancak, bu çapta bir felaketin beklenmediği ifade eden Bekai, bölgedeki hastanelerin sınırlı imkânlarla çalıştığını ve sağlık çalışanlarının büyük bir özveriyle mücadele verdiğini aktardı.
Doğu Guta’daki sağlık tesisleri, saldırı sonrası zor şartlarda hizmet vermeye çalıştı. Koruyucu ekipman, tıbbi malzeme ve deneyimli personel eksikliği, sağlık çalışanlarının işini daha da zorlaştırdı. Bununla birlikte, bölge halkı ile sağlık çalışanları, birlikte çalışarak birçok hayatı kurtarmak için çabaladı.
Yaşanan katliamın üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen, birçok insan bu anıları unutamıyor. Dr. Bekai, özellikle yaşamını yitiren çocukların ve ailelerin anısının derin bir acı oluşturduğunu vurgulayarak, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğini belirtti.
Bekai, geçmişte Suriye’deki çeşitli bölgelerde kimyasal silah saldırıları yaşandığını, bu sebeple müfredata uygun bir hazırlık süreci yaşandığını dile getirdi. Ancak, hazırlıkların bu kadar büyük bir insanlık dramına karşı yeterli olmadığını ifade ederek, toplumsal barışın sağlanması için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.
