Suriye’nin Doğu Guta bölgesinde yaşanan kimyasal saldırı, üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen hala tazeliğini koruyan bir acı olarak hafızalarda yer alıyor. 21 Ağustos 2013’te gerçekleştirilen bu saldırıda, aralarında kadınlar ve çocukların da bulunduğu 1400’den fazla sivil yaşamını yitirdi.
Saldırıdan sonra uzun yıllar kuşatma altında kalan siviller, 2018’de Suriye’nin kuzeyindeki İdlib’e sığınmak zorunda kaldı. Ancak 8 Aralık 2024’te Baas rejiminin devrilmesiyle birlikte, zorla terk ettikleri Doğu Guta’ya geri dönmeye başladılar. Bu dönüş, hem fiziksel hem de duygusal olarak büyük bir zorluk taşıyor.
Bir kimyasal saldırı tanığı olan Dr. Ahmed Bekai, olay öncesi bölgede kimyasal silah kullanılacağına yönelik endişelerin bulunduğunu, fakat böyle bir saldırının beklenmediğini ifade etti. Saldırı sonrasında hastanelerin imkânlarının son derece kısıtlı olduğunu belirten Bekai, sağlık çalışanlarının ve halkın özveri ile birçok hayat kurtarmaya çalıştığını vurguladı.
Aradan geçen yıllara rağmen, Bekai saldırının yarattığı travmanın ve yaşamını yitirenlerin unutulmadığını dile getiriyor. Toplumsal barışın sağlanabilmesi için suçluların yargılanması gerektiğini savunan Bekai, adalet olmadan gerçek bir barışın mümkün olmadığını belirtti.
Bekai, o karanlık geceyi hatırlarken hala gözlerinin önünden gitmeyen sahneleri aktarıyor. Çocukların ve ailelerin yan yana dizilmiş halde hareketsiz yattığını görmek, onun için unutulmaz bir anı olarak kalmış durumda. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için toplumda hesap verebilirliğin sağlanması gerektiğinin altını çiziyor.
