Donald Trump’ın 20 Ocak 2025’te başlayacak ikinci başkanlık dönemi, iklim politikalarında önemli bir dönüşümün habercisi olabilir.
İklim değişikliğine karşı sergilenen şüpheci yaklaşımın yerini, daha kararlı ve etkili adımlar alabilir, bu da çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik bir öneme sahip.
Yeni uygulamalarla birlikte, enerji politikalarının gözden geçirilmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımların artırılması bekleniyor.
Bu süreç, hem iç hem de dış politikada geniş yankılar uyandırabilir, ABD’nin uluslararası iklim anlaşmalarındaki rolünü de yeniden şekillendirebilir.
