Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, hicretin tarihi ve toplumsal önemine dair önemli açıklamalarda bulundu. Hicretin sadece bir yolculuk değil, aynı zamanda ayrılığın acısıyla başlayan yeni bir yaşam süreci olduğunu vurguladı. Hazreti Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretinin, birlik ve dayanışmanın sembolü haline geldiğini ifade etti.
Yılmaz, bu tarihi tecrübenin günümüzde de geçerli olduğunu belirterek, insanları bir araya getiren ortak inanç ve sorumluluk anlayışının önemine dikkat çekti. Yurtlarından uzakta yaşayan insanların kimliklerini korumaları ve bulundukları topluma katkıda bulunmaları gerektiğini dile getirdi. Bu konuda hareket etmeyi ahlaki bir sorumluluk olarak değerlendirdi.
Müslüman diasporalarının sorunlarına duyulan hassasiyete vurgu yapan Yılmaz, bu meselelerin çözümünde kardeşlik anlayışının benimsenmesi gerektiğini söyledi. ‘Köklerden Yeni Yollara’ temasıyla gerçekleştirilen forumun, geçmişteki değerlerin bugünün şartlarında nasıl yeniden yorumlanabileceğini göstermeyi amaçladığını belirtti.
Yılmaz, İslam İşbirliği Teşkilatının 57 üyesinin ve 2 milyarı aşan Müslüman nüfusun, genç ve dinamik bir insan kaynağına sahip olduğunu ifade etti. Bu genç nüfusun geleceği şekillendirmedeki rolüne dikkat çekerek, toplulukların bu potansiyeli doğru yönlendirdiğinde büyük avantajlar elde edeceğini belirtti.
Diasporaların sunduğu ekonomik ve kültürel fırsatlara da değinen Yılmaz, bu insanların uluslararası bağlantılar kurarak büyük kazançlar sağlayabildiğini aktardı. Göç edenlerin genellikle dinamik ve yenilikçi bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Yılmaz, bu enerjinin İslam dünyasında yayılması gerektiğini vurguladı.
