Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İBB Davasında İki Şoförün Çarpıcı İfadeleri Dikkat Çekti

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki çıkar amaçlı suç örgütü davasında iki şoförün tanıklıkları, davanın seyrini değiştirebilecek nitelikte.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki çıkar amaçlı suç örgütü davasında iki şoförün

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde devam eden çıkar amaçlı suç örgütü davasında, iki şoförün verdikleri ifadeler dinleyiciler arasında büyük yankı uyandırdı. İlk olarak, 2019 yılında İBB’de şoför olarak görevine başlayan Yıldırım, kendisine verilen görevleri sorgulama pozisyonunda olmadığını belirtti. Şoförlük yaptığı dönemde kendisine iletilen talimatları eksiksiz yerine getirdiğini ifade eden Yıldırım, bir koli ile ilgili yaşadığı olayı detaylandırdı.

Yıldırım, kendisine verilen kolinin Bakırköy Belediyesi’ne teslim edilmesi gerektiğini söyledi. İçinde ne olduğunu tam olarak bilmediğini belirtse de, kutunun içeriğini telefon ve tablet olarak tanımladı. Bu durum, Yıldırım’ın durumunu karmaşık hale getirdiği gibi, savcılığın da dikkatini çekti. Gördüğü her şeyi anlatmak istediğini ancak tutuklandıktan sonra buna engel olunduğunu ifade etti.

Bir diğer şoför Murat Erenler ise, 2018 yılında emekli olduktan sonra geçim sıkıntısı nedeniyle Adem Soytekin’in yanında çalışmaya başladığını açıkladı. Erenler, Soytekin’in şirketinde yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığını ve zaman zaman tehditler aldığını vurguladı. Gizli tanık ifadesinin, Erenler’in tutuklanmasına sebep olduğunu ve Soytekin ile Ali Kurt arasında para ilişkisi bulunduğunu ifade etti.

Soytekin’in yanında çalışmanın kendisi için herhangi bir çıkar sağlamadığını söyleyen Erenler, bu durumu bir iş ilişkisi olarak tanımladı. Hangi paranın rüşvet ya da borç olduğuna dair kesin bir bilgiye sahip olmadığını belirten Erenler, olayların gidişatının kendisini zor durumda bıraktığını ifade etti. Şoförlük yaptığı dönemde, siyasi partilerle veya belirli kişilerle bir bağı olmadığını vurguladı.

Davanın ilerleyen aşamalarında bu tanıklıkların nasıl bir etki yaratacağı merakla bekleniyor. İki şoförün ifadeleri, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki karanlık ilişkilerin ve çıkar gruplarının ortaya çıkmasında önemli bir rol oynayabilir. Davanın sonuçları, hem kamuoyunu hem de adalet sistemini yakından ilgilendiriyor.