Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), ticarette işbirliğinin zayıflamasının küresel ekonomik büyüme üzerinde önemli kayıplara yol açabileceği uyarısında bulundu. Kuruluştan alınan bilgilere göre, çok taraflı ticaret sisteminde yaşanan aksaklıklara rağmen, küresel mal ticaretinin yaklaşık yüzde 72’si DTÖ kuralları çerçevesinde gerçekleşiyor. Ancak bu oranın iki yıl önce yüzde 80 seviyesinde olduğu göz önüne alındığında, sistemin baskı altında olduğu net bir şekilde görülüyor.
1995 yılından bu yana DTÖ üyeleri arasındaki ticaretin yaklaşık yüzde 140 oranında arttığı tahmin ediliyor. Bu dönemde düşük ve orta gelirli ekonomilerin, küresel ticaretin toplam içindeki payı 2024 sonu itibarıyla yüzde 45’e ulaşması bekleniyor. Bu durum, ticaret sisteminin küresel ekonomiyi daha kapsayıcı hale getirme konusundaki başarısını gösteriyor.
Dijital hizmetlerin, küresel hizmet ihracatının yaklaşık yüzde 55’ini oluşturmasıyla, dünya ticaretinin doğası 2005’ten bu yana önemli ölçüde değişti. DTÖ tarafından hazırlanan rapor, gelecekteki ticaret sistemi için üç farklı senaryo sunuyor. İlk senaryoda, çok taraflı ticaretin güçlendirilmesi ile birlikte, küresel GSYH’nin yüzde 2,9 artması ve küresel ihracatın da yüzde 17,9 oranında artacağı öngörülüyor.
Güçlendirilmiş bir ticaret sisteminin, dünya ekonomisine 3 trilyon dolarlık bir kazanç sağlayabileceği belirtiliyor. Özellikle, dünya ticaretindeki payı yüzde 1’in altında olan en az gelişmiş ülkelerin, bu sistemden daha yüksek fayda göreceği değerlendiriliyor. Yapılan hesaplamalar, bu ülkelerin GSYH’sinin yüzde 7,7 oranında artabileceğini gösteriyor.
İkinci senaryoda ise, jeopolitik bloklar etrafında şekillenen ve parçalanmış bir ticaret sisteminin etkileri inceleniyor. Bu senaryoya göre, küresel GSYH’nin yüzde 5,1 ve ihracatın da yüzde 18,6 oranında düşme riski taşıdığı ifade ediliyor. Raporun üçüncü senaryosu ise, çok taraflı işbirliğinin yerini serbest ticaret anlaşmalarının alması durumunda oluşabilecek ticaret dinamiklerini ele alıyor.
