Son dönemde Hürmüz Boğazı kaynaklı petrol şokunun etkileri dünya genelinde hissedilmeye devam ediyor. Özellikle ABD, bu krizden en fazla etkilenen ülke olarak öne çıkıyor. Analizler, İran’a yönelik saldırıların başlamasından bu yana benzin ve dizel fiyatlarının artışının, tüketicilere 468 milyar dolarlık ek maliyet getirdiğini ortaya koydu.
ABD, bu maliyetin yaklaşık 160 milyar dolarını üstlenerek, toplam küresel maliyetin üçte birine denk gelen bir yükümlülükle karşı karşıya kaldı. Krizin etkileri sadece yakıt faturalarıyla sınırlı kalmayıp, ülkedeki bireylerin akaryakıt harcamalarını da önemli ölçüde artırdı. Analize göre, ABD’de kişi başına düşen ek maliyet 471 dolar olarak hesaplandı.
Çin 54 milyar dolarla ABD’nin ardından ikinci sırada yer alırken, Kanada ise 17 milyar dolarlık ek maliyetle üçüncü sırayı aldı. Bu durum, petrol fiyatlarının küresel ekonomideki etkilerini gözler önüne seriyor. ABD’deki benzinli araç kullanan sürücüler, mart ayından bu yana ortalama 440 dolar daha fazla harcama yapmak zorunda kaldı.
Öte yandan, elektrikli araç kullanıcılarının artan şarj maliyetleri ise yalnızca 17 dolarla sınırlı kaldı. Ancak ABD’de elektrikli araçların yeni otomobil satışlarındaki payı, geçen yılın aynı dönemine göre 3 puan azalarak yüzde 7,3’e geriledi. Bu oran, Çin’de yüzde 57, Avrupa Birliği’nde yüzde 32 ve Norveç’te yüzde 98 olarak kaydedildi.
Analize göre, 2023 yılı itibarıyla yakıt tüketimini azaltan ülkeler, maliyet artışlarını sınırlama fırsatı buldu. Örneğin, Çin yaklaşık 10,8 milyar dolar, Almanya ise 3,7 milyar dolar tasarruf sağladı. ABD’de ise bu tasarruf tutarı 5,7 milyar dolarla sınırlı kaldı. Bu durum, ülkelerin enerji bağımlılıklarını azaltma çabalarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
