Küresel piyasalar, yükselen petrol fiyatlarının enflasyon korkularını körüklemesiyle birlikte hareketli bir döneme girdi. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikalarında sıkılaşma sürecini hızlandıracağına dair endişeler artıyor.
Uzun vadeli tahvil faizlerindeki ani artışlar, borçlanma maliyetlerini yükseltirken, hisse senedi değerlemeleri üzerinde de baskı oluşturuyor. Bu hafta 10 yıllık ABD tahvil faizleri yüzde 5,34 ile 30 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 5,69 seviyelerine çıkarak 2002’den bu yana en yüksek seviyelerini gördü.
Tahvil faizlerindeki yükseliş, dolara olan talebi artırarak dolar endeksinin 102,2 gibi yüksek bir seviyeye ulaşmasını sağladı. Dolar, bu hafta yüzde 1 artışla 101,9 seviyesinden kapanarak güç kazandı.
Öte yandan, Fransa’nın mali endişeleri, avro üzerinde baskı oluştururken, altın fiyatları da tahvil getirilerindeki artış ve dolara olan talebin etkisiyle yüzde 3,4 değer kaybederek 4 bin 141 dolara geriledi.
ABD’de açıklanan tarım dışı istihdam verileri de piyasalar üzerinde etkili oldu. Eylülde 29 bin kişilik artış beklentilerin altında kalırken, işsizlik oranı yüzde 4,2’ye yükseldi. Bu duruma bağlı olarak Fed’in faiz artırma ihtimali yüzde 23’e düştü.
