Yüksek faiz oranları, Türkiye’nin ekonomik dinamiklerini tehdit eden bir unsur haline geldi. Son zamanlarda sosyal medyada yayımlanan bir videoda, bu durumun istihdam ve üretim üzerindeki olumsuz etkileri çarpıcı bir şekilde dile getirildi. Uzmanlar bu yüksek faiz uygulamalarının, reel sektör için ciddi tehlikeler barındırdığı konusunda hemfikir.
İlker Karacan isimli içerik üreticisi, videoda faiz uygulamalarının üretimi kısıtladığına ve istihdamı azalttığına dikkat çekti. Karacan, büyük şirketlerin risk almaktan kaçtığını ve bu süreçte mevcut sermayelerini bankaya yatırarak faiz geliri elde etmeyi tercih ettiklerini vurguladı. Bu durum, sanayi sektörünün yavaşlamasına yol açtı.
Videoda örnek olarak Tüpraş’ın finansal tabloları ele alındı. Şirketin 140 milyar lira rezervinin yüzde 42’sinin mevduatta olduğunu belirten Karacan, bu şekilde her gün 134 milyon lira faiz geliri elde edildiğini ifade etti. Bu örnek, büyük sanayi kuruluşlarının üretim yerine finansal kazanç peşinde koşmasını gözler önüne seriyor.
Karacan, Türkiye’deki en yüksek vergi ödeyen şirketlerin bankalar olduğunu aktararak, sanayinin değil finansal rantın kazanan olduğunu belirtti. Ayrıca, 2025 yılı kurumlar vergisi rekortmenleri listesinde ilk 20 şirket arasında hiçbir üretim şirketinin yer almadığına dikkat çekti. Bu durum, ülkenin ekonomik yapısında ciddi bir sorun olduğunu gösteriyor.
ABD ile Türkiye arasındaki çarpıcı farklara da değinen Karacan, ABD’deki vergi rekortmenlerinin çoğunun teknoloji ve üretim odaklı şirketler olduğunu belirtti. Bu bağlamda, Türkiye’deki yüksek faiz politikalarının derhal gözden geçirilmesi ve üretimi destekleyen bir ekonomik modelin benimsenmesi gerektiğini vurguladı.
